Mezopotamya’nın Açık Hava Müzesi’’ tabirini fazlasıyla hak eden farklı mimarisi, iklime uygun tasarlanmış yerleşim yerleri, farklı inanç ve kültürlerin müthiş bir mozaiği, Sümer, Babil, Asur, Roma, Bizans, Abbasi, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait eserlere sahip Mardin Kentinde yaşamak gerçekten büyük bir şans.
Yılda milyonları aşan ziyaretçilerini, yerli yabancı turistleri ağırlayan Mardin herkesçe masal şehri olarak görülüyor ve çokça beğeniliyor.
Son yıllarda olumsuz haberlerden ziyade genelde olumlu hak ettiği gibi Kültür, Turizm, Spor, Sosyal projeler ve yaşam haberleriyle gündem gelen ilimiz bizleri fazlasıyla memnun ediyor.Her şey güzel görünüyor ve güzel ilerliyorken, her kesçe neden halledilmiyor sorusuyla başlayan ve özellikle turistlerin sıkça eleştirdiği, Güzelim Mardin’e yakışmıyor, çirkin gösteriyor dediği ‘’Betonarme Binalar’’ geçmişten bu yana can sıkmaya devam ediyor.Onlarca Mülki Amir ve Siyasetçinin görev yaptığı ilimizin bu kanayan yarasına bir türlü kalıcı çözüm bulunmaması vatandaş arasında da, Mardin’i ziyarete gelen turistler arasında da eleştiri konusu olmaya devam ediyor.
-Mardin’in mimarisini kötü göstermekten başka hiçbir estetiği olmayan, tarihi Mardin evlerinin arasından kat kat yükselen bu betonarme binaları sadece vatandaş ve turistler mi görüyor?
-Her seçim döneminde aday oldukları dönemde ‘’Ben Mardin Sevdalısıyım’’ diyen yerel yönetimler ve siyasetçiler bu kangren olan yaraya neden kafa yormuyor ve veya ilgilenmiyor?-Bakımsızlıktan yıkılmak üzere ve ciddi tehlike arz eden bu binalara kısa vadede önlemler alınamaz mı?
-Cumhuriyet Meydanında bulunan bir evin yıkım kararını mahkeme durduruyor bahanesiyle geriye kalan evlere neden dokunulmuyor?
Soruları uzayıp giderken. Maalesef Mardin bu konuda kaderine terk ediliyor.

YORUMLAR