Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Rıdvan Fidan

Yönetimde Demokratik Olgunluk Kültürel Derinlik İster

Demokrasi çağında, başta İslam dünyası olmak üzere, bütün ülkeler demokratikleşme sancıları çekiyorlar. İslam dünyasının demokratik yönetimleri benimsemesi, Rusya’da ve Çin’in de demokratikleşme sürecini hızlandıracaktır. Yirmibirinci yüzyılda, demokratik olgunlaşma yolunda atılan adımlarla, İslam dünyasındaki yönetim değişiklikleri, dünyanın ekonomik yapısında olduğu kadar, kültürel dokusunda da köklü dönüşümlere yol açacaktır.

Dünyada pekçok insan için Avrupa Birliği bayrağı gibi bilinen, Einstein’in ünlü enerji formülüne benzetilerek ifade edilirse: “Yönetimde demokratik olgunluk eşittir, ekonomik yapı çarpı kültürel dokunun karesidir.” Yüzyılların içinden süzülerek gelen ve bütün insanlığın ortak değerlerinde gizlenmiş, demokratik enerjiyi açığa çıkarmak için, sağlıklı bir kültürel geleneğe ve sağlam bir ekonomik yapıya ihtiyaç vardır.

Yirminci yüzyılın başında dünyada demokratik olgunluğa erişmiş hiçbir yönetim yoktu. Komünizm, Faşizm, Kapitalizm geçerliliklerini bütünüyle yitirdiler. Artık Küba da, Kuzey Kore de, Mısır da, demokratikleşmek zorundadır. Yirmibirinci yüzyıl dünyasının hiçbir ülkesinde, demokratik olmayan yönetimlere yer yoktur. Artık dünyada demokratik yönetimlerin seküler kaynaklarından daha çok, kutsal kaynakları tartışılacaktır.

Kültürel doku ve ekonomik yapı ne kadar demokratikleşirse, demokratik yönetimler de, o kadar zenginleşirler. Demokratik olgunluk, bütün kurumların, bütün kuruluşların kabul ettiği, ancak hiçbir kurumun ve kuruluşun tek başına değiştiremediği, dünya ölçeğinde benimsenen, küresel kurallara dört elle sarılarak kazanılır. Demokratik kurumların ve kuralların en büyük güvencesi, açık, özgür ve adil seçimlerdir. Seçimler demokratik yönetimlerin toplumu duyan kulaklarıdır.

Dünyanın neresinde olursa olsun, demokratik olgunluğa erişmiş ülkelerde, tedirginlikten uzak, huzur ve güvenlik vardır. Her yüzyılda karşılıklı sevgiye ve saygıya dayanan, güven ortamlarında huzur ve özgürlük en büyük ekonomik ve kültürel, güç ve zenginlik kaynağı olmuştur. Huzursuzluğun olmadığı toplumlarda, insanlar hayatın her alanında üretici güçlerinin doruk noktalarına ulaşarak, bolluk toplumunun en güzel örneğini verirler.

Tek bir fakülteyle, nasıl güçlü bir üniversite kurulamazsa, bir siyasi partiyle de sağlıklı bir demokratik yönetim inşa edilemez. Bunun için, Anadolu’da “Bir dükkanla çarşı olmaz” denilir. Rakipleri olmayan hiçbir kurum, hiçbir kuruluş, kendisini yenileyemez. Demokratik olgunluk, bütün kurumların, bütün kuruluşların doğrulukta yarışmalarından kaynaklanır. Demokratik yönetim, doğrulukta yarışanların sayısını çoğaltan yönetimdir.

Demokratik olgunlaşmada, kültür ve ekonomi, en önemli ve en etkili, birbirini tamamlayan iki ana kaynaktır.

Demokratik ülkeler, kültürü derinleştirerek, ekonomiyi zenginleştirirler.

Köklü demokrasilerin derin kültürleri, zengin ekonomileri olur.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER